Pazar, Şubat 12, 2006

EBE..:)))

Şeker arkadaşımız Sheker, beni de sobelemiş. Hemen cevap veriyorum. Benim hikayem de biraz uzun. Kısaca, iş hayatım(!!!!) üniversite son sınıfta başladı. Başarılı bir öğrenci olduğum için, alttan dersim hiç olmadı dolayısıyla son senemde haftada 10 ya da 11 saat kadar dersim oluyordu. Ben de bundan istifade ve de bulunduğum şehrin turistik olması nedeniyle (Bursa), Yeşil'de bir turistik eşya satan büyük ve kalabalık bir personali bulunan bir mağazaya fransızca konuşan satış elemanı olarak işe girdim. Buradaki iş hayatım tam 7 ay sürdü, çok eğlendim ve dünyanın her yanından gelen bir sürü insan tanıdım. İşte bu insanlardan biri de sevgili eşim. Daha sonra iş yerinde anlaşmazlık yaşadım ve Bursalılar bilirler Kozahan'ı, işte orada 2 arkadaşımla birlikte çalışmaya başladım. Burada daha da eğlendim. Benimki çalışmak değil insanlarla konuşmak. Bu arada mecburen ispanyolca ve biraz da ingilizce öğrendim. Sohbetime sohbet kattım Çinlilerle, Amerikalılarla, Yeni Zellandalılarla, Brezilyalılarla,vs vs. Ama artık şimdiki eşim o zamanların sevgilisi beni ziyarete geliyordu. Ben mezun olduğum halde hiç bir yere iş başvurusunda bulunmadım çünkü işe başlasam, eşim gelecek taaaa Meksikalardan ben çalışacağım. Olmaz dedim. Yani ben demedim de o dedi. Ben seni görmeye geliyorum çalışma zaten nasıl olsa bırakacaksın deyip hemen evlenme teklifi yaptı, ardından da bir nişan, üç ay sonra da düğün. 9 ocak 2003 te Meksika'dayım. ( bu arada mezuniyet tarihim 25 haziran 2002) Neyse buraya geldim ben, tabi iş güç yok. Annem kendini paralıyor o kadar okudun çalış ya da mastırını yap (bu arada mastır sınavını da kazanmıştım). 2003'ün eylülünde burada yaşayan amerikalı bir arkadaşım, okulunda çalışıp çalışmayacağımı sordu. Ben de kabul ettim ve eylülün ilk haftası arkadaşımın okulunda fransızca dersleri vermeye başladım. Benim sınıfım, okulun mutfağının hemen yanındaydı. ( Şimdi alakasını göreceksiniz). Ben güzel güzel dersler verirken, aramıza bir yaramazın katılacağını öğrendim. Evet hamileydim, benim için çok erkendi ama oldu..:))) Allah başımdan eksik etmesin. Hamileyim çalışıyorum. Bir iki hafta içinde benim şiddetli mide bulantılarım başladı. Okulun mutfağında barbunya pişirirler ve o koku siner ve beni sınıfta iğrenç öğürtüler tutar, eve kendimi zor atarım, eve girmemle istifra ederim. Oturup bütün gün ağlarım ağlarım yine istifra ederim. Bu arada yemekleri bahçedeki ocakta pişirir Lupe. Yine de koku içeriye gelir. Arabaya binip işe gidemem, araba midemi bulandırır, yıkanamam şampuanlar herşeyden daha iğrençtir. Mahvoldum yani anlayacağınız. Doktoruma sordum ben gitmek istiyorum Türkiye'ye gidebilir miyim diye, git birşey olmaz dedi. Apar topar öğrencilerimle vedalaşıp üç aylığına diye Türkiye'ye gittim, tam 11 ay sonra döndüm..:))) Annemler göndermediler. Eşim de anlayış gösterdi kal istiyorsan ben seni ziyarete gelirim dedi. Her iki ayda bir geldi sağolsun..:))) Şu anda evdeyim, çalışmıyorum ama eylül ayında özel derslere başlayacağım artık. Yani çalışmayı seçiyorum ben.


Bu arada benim bir sebzem var arkadaşlar, Dr. Atkins diyetinde de bulunur kendisi..:))
JİCAMA ( Türkçesi Hikama)

Şekli turbu andıran bu sebzenin içinde bol miktarda C vitamini bulunur. Bu sebze çiğ olarak, tuz, kırmızı biber ve limon eşliğinde yenir. Sodyum düzeyi düşük, potasyum yönünden zengin. Sindirimi kolay ve bol su içerir. Meksika'da her mevsim taze olarak bulunur...

1 Yorum:

saat: 11:33 ÖÖ , Anonymous Adsız dedi ki...

Banucum, Shekercim, Beetlejuicem cok tesekkur ederim yorumlariniz icin. Beetlejuicecum, aynen dedigin gibi pat diye cikti karsima. Yanimda bitiverdi nasilsin dedi ve hersey oyle basladi..:)))

SEvgilerimle
Nilay

 

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa